İlçemizde görev yapan ve fikirlerini sorduğumuz avukatlar, baroların yapısıyla ilgili gerçekleştirilmesi planlanan idari değişiklikler ve bazı baro başkanlarının yaptığı yürüyüşe ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kimi avukatlar yürüyüşü desteklediklerini ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun istifa etmesini isterken kimi avukatlar ise yürüyüşü art niyetli olarak değerlendirdi. İlçemizde görev yapan bir avukat, baroların yapısının değiştirilmesini tek adamlık olarak değerlendirirken, ‘’ Yaşanan tam bir hukuk skandalı ve tek adam rejiminin ülkemize getirdiği son nokta. Bu durum oldukça endişe verici bir vaziyet aldı. Biz avukatların üstleri dahil aranamıyor iken bizleri temsil eden oda ve birlik başkanlarımızın hukuksuzca Seyahat özgürlükleri engellendi, darp edildiler, abluka altına alındılar. Bu bize ülkemizin geleceği açısından darbe indiriyor. Biz anayasa referandumunda bunun için hayır demiştik. Devletimiz şu anda tam bir parti devletine dönmüş durumda ve uygulanan keyfiyetin hiçbir hukuki gerekçesi yok tümüyle gözdağı vermeye yönelik. Yaşanan gelişmeleri çok üzülerek ve geleceğimiz konusunda endişe duyarak izliyorum, ayrıca bu duruma sessiz kalan diğer tüm avukat arkadaşlarıma ve hukukçularımıza da takılıyorum iktidarlar Gelip geçicidir ancak hepimiz bu ülkede yaşıyoruz toplum huzurumuzu ve ülke barışının Bu kadar ağır yara aldığı bir dönemi bu ülke hiçbir zaman yaşamamıştı’’ dedi. Avukatlar olarak beklentilerini de değerlendiren ilçemiz avukatı, ‘’ Barolar Birliği başkanımız artık baroların başkanı olmaktan tümüyle çıkmış bir durumda davranışları tümüyle şovenist ve popüleritesini artırmaya çalışıyor ancak kendisinin sağ siyasette de tüketti. Vicdanı olan ve toplumsal duyarlılığı olan sağ görüşlü vatandaşlarımızın gözünde de ciddi itibar kaybı yaşayarak kendi siyasal ömrünü başlamadan sona erdirmiştir. Barolar Birliği Başkanı asla siyasal iktidarın oyuncağı olmamalıdır ancak şu an kendisini tarih önünde yargılayacak bir vaziyete gelmiştir. Öte yandan Çanakkale Barosu Başkanı Bülent Şarlan’ı ise dik duruşu nedeniyle gururla izliyorum, tarih onu altın harflerle yazdı’’ İfadelerini kullandı. İlçemizde görev yapan bir başka avukat ise yürüyen avukatları eleştirdi. Devletin bu dönemde hiç olmadığı kadar avukatların yanında olduğunu ifade eden avukat, ‘’Daktilo ile dava yazılan sistemden UYAP ve SEGBİS sistemleri ile tüm işlerini tek tıkla ofisinden halledebilen bir sisteme dönüşülmüşken bu neyin derdi anlamıyorum ama ben yaşananları İkinci bir Gezi olarak görüyorum. Tek dert iktidarı zayıflatmak ve bu durum tamamen siyasi. Avukat hakları ile alakalı somut bir madde var mı ona bakmak lazım. Bu işi Ankara, İstanbul baroları organize ettiler arkalarında başka güçler var ve amaç tamamen baro başkanını yıpratmak çünkü baro başkanı devletin teröre karşı operasyonlarını destekledi. Daha geçen hafta adalet bakanı, adalet müsteşarları hep birlikte baro başkanlarını da çağırarak istişare ettiler o yüzden ben baro başkanlarının yürümesini tamamen siyasi bir hamle olarak değerlendiriyorum’’ dedi. İlçemizin avukatlarından bir diğeri ise, yaşanan durumu üzücü olarak değerlendirirken avukatların tek derdinin geçinebilmek olduğunu belirtti. Avukatların darp edildiğini ifade eden avukat, ‘’Bu memlekette avukatlara bile bu yapılıyorsa demek ki hukuk güvenliği yok. Biz neden değişiyor demiyoruz değişecekse avukatlık kanunu ya da baro sistemi bizimle müzakere edilsin, fikir alışverişinde bulunulsun zorla olmasın diyoruz. Bugün biri çıkıyor değil yürümek koşsanız da fark etmez diyor böyle olmaz. Avukatlar bu yola herkesin hakkı için çıktılar, ben meslektaşlarımın yanındayım bu hukuksuzluğun devam etmesi devletin kendisine zarar çünkü adalet bir gün herkese lazım olacak’’ dedi. İlçemizde görev yapan bir diğer avukat ise, avukatların tek derdinin baro sistemi olmadığını belirtirken, ‘’Bugün 2500 liraya başka avukat yanında maaşlı çalışan, tevfille 100 liraya duruşmaya girmek zorunda kalan avukatlar var asıl sorun bu. Bir polis memuru üzeri bile aranamayan bir baro başkanını darp ediyor, hangi yetkiyle bunu yapıyor, bu nasıl olabiliyor? Bu tamamen yargının siyasileştirilmesi, yargı bağımsızlığının bertaraf edilmesi, hangi görüşten olursan ol yapılanlar insanlık dışı’’ dedi. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun da istifasını isteyen ilçemiz avukatı, ‘’Erken bir seçimle baro başkanı değişmeli. Ben beni baro olarak Metin Feyzioğlu’nun temsil etmesini istemiyorum’’ ifadelerini kullandı.

Cevap Yaz

Enterla yorumu yap
Lütfen isminizi giriniz