Ağzı olan konuşuyor ya, bilgisayarı olan da yazıyor.

Klavyenin başına oturdu mu, neler döktürüyorlar neler.

Fazıl da bunlardan biri.

Ama o, maşallahı var, hem konuşuyor hem de yazıyor.

En son demiş ki,

“Ah Aretliğim ah!
Sen akıllanmazsın.”

Aretliği kim?

Akıllanmayan kim?

Başkan Abdurrahman Kuzu!

Kuzu ile nereden ve nasıl “ahretlik” olduklarını bilemiyorum ama Fazıl’ın başkasını akılsız bulurken kendini akıllı görmesi gibi bir hastalıktan muzdarip olduğu kesin.

Fazıl Hoca Edebiyat öğretmeni ama şu günlerde matematiğe de kafayı takmış belli ki.

Otobüsleri sayıyor, Başkan Kuzu’nun toplantılarına katılanların hesabını yapıyor.

Ammaaaa….

Edebiyat öğretmenliği kadar başarılı değil matematikte…

Neyin rakam, neyin sayı olduğunu bilmeden hesap kitapla meşgul.

“Sosyal medya”sında en son şöyle yazmış:

“Zorunlu gelmek zorunda olanlar ve personelinle açılış yapıyorsun.
Kendi partin yetmiyor yanına bir de müttefikini alıyorsun.
Topladığın kalabalık otobüslerin sayısı kadar yok.
Eridiğini görüyorsun hala şiirle şairle derdin.
Acele etmek yok
Hemen cevap vermeyeceğim.
Yarın akşamı bekle…”

Bu yazının yazıldığı saatlerde cevap aramakla meşgul olan Fazıl, ne der, ne eder şimdiden bilemiyoruz ama hayal gördüğünü söylemek pek de güç değil.

Kişi, gördüğünü değil, görmek istediğini söylerse, yazarsa, iki elinde kaç parmağı olduğunu soran öğretmenine ellerini pantalon ceplerine soktuktan sonra “Onbiy tane örtmenin” cevabını veren minik öğrenci gibi yanılır.

 

Cevap Yaz

Enterla yorumu yap
Lütfen isminizi giriniz